Yanartaş

Ağzından ateş püskürten canavar Chimera'nın ebedi alevleri, bu bölgenin görülmeye değer eşsiz güzelliklerindendir. Bu alevler korku uyandırmış, birçok mitin doğmasına sebep olmuş, ve sonunda ateş püskürten canavarın, Tanrıların izniyle Pegasus adlı ata binen Likyalı kahraman Bellerophon tarafından öldürüldüğüne inanılmıştır. Likyalılar daha sonra Hephaistos ve Mitra için bir tapınak yapmışlar, tapınak daha sonra Hıristiyan Manastırı olmuştur. Çıralı`nın Olimpos`la birlikte anılmasının nedenlerinden birisi kumsallarının birbirine yakın olması ise de, kanımızca asıl neden, Yunan Mitolojisine başlıbaşma bir efsane kazandıran Yanartaş`ın Çıralı`ya yakın olması ve Çıralı`nın adını Yanartaş`dan almasıdır. Yanartaş adı verilen, sürekli yanan doğal gaz çıkışları Çıralı`yı kuzeybatıdan çeviren ofiyolitik kayaçlar içerisinde yeralmaktadır. Yunan Mitolojisindeki antik dönemde Khimaira efsanesi burada geçmiştir.

     

Efsanevi Ateş

Gaz çıkış lokalitelerinden en çok ziyaret edileni Yanartaş 2 olarak gösterilendir. Burada, mevsimlik akan Yanar Dere vadisi'nin batı yakasında, yamacın deniz seviyesinden 165 m. yüksekliğindeki noktasından başlayarak 180 m.'ye kadar yükselen 80 metre uzunluğundaki meyilli yüzeyi üzerinde dört ayrı seviyede sürekli yanan gaz çıkışları bulunmaktadır. Ziyaret sırasında en üstte yanar vaziyette iki ocak, 30 metre aşağısında üç ocak, 18 m. aşağısında vadiye dik bir çizgi üzerinde oniki ocak ve onun yaklaşık 30 m. aşağısında iki ocak daha olmak üzere toplam ondokuz adet yanar vaziyette doğalgaz çıkışı sayılmıştır. En aşağıdaki ocakların altında büyükbir kilise yıkıntısı bulunmaktadır. Henüz kazı yapılmayan kilisenin erken Bizans dönemine (olasılıkla M.S. 6. yy) ait olduğu ve ilkçağda burada bulunan Hephaistos'a (Hephaistos: Yunan Mitolojisi'nde, Zeus ile Hera'nın oğlu olup her türlü madeni işleyip olağanüstü güzellikte eserler yaratabilen bir tanrıdır (Azra Erhat: Mitoloji Sözlüğü).) adanan tapınağın kalıntıları üzerine yapıldığını düşünüyoruz. Kilise'de kazı yapıldığı taktirde büyük bir olasılıkla altta adı geçen tapınağın temellerine ulaşılacaktır.

Kahraman Bellerofon'un destanı

 
Eski Yunanistanın Argos ilinde Ephyra Kralı'nın talihsiz fakat yiğit bir oğlu varmış. Asıl adı Hipponus olan bu delikanlı bir gün avlanırken yanlışlıkla kardeşi Belleron'u öldürmüş. Bundan sonra ona "Belleron'u yiyen" anlamında olan Bellerophon adını takmışlar. Keder içinde baba ocağını terk etmiş ve o zamanki Tiryns şehrine ve oraların Kralı Proitos'un yanına gelmiş. Onun konuğu olmuş. Kral Proitos'un güzel karısı tanrısal Ante, yakışıklı Bellerophon'a tutulmuş. Ne var ki dürüst delikanlı bu aşka mukabele etmemiş. Kadın da o hırsla ve kinle kocasına: Bana aşk ilan ederek benimle birleşmek isteyen Bellerophon'u öldürmezsen, Tanrılardan senin helakini dilerim, demiş. Karısının böyle konuşması üzerine Kral Proitos çok kızmış, ama elini konuğunun kanı ile kirletmek istememiş. Bir tahtaya bir şeyler yazmış, tahtayı dokuz defa sarmış, Bellerophon'un eline tutuşturarak kaynatası Lykia ülkesinin Kralı Lobates'e götürmesini söylemiş. Tahtada, Bellerophonun Kraliçe Ante'ye sarkıntılık ettiği, bu sebepten de öldürülmesi yazılı imiş. Bellerophon ölüm fermanı koltuğunda olduğu halde, Lykia'ya gelmiş. Lykia (Likya) ülkesinin başşehri olan Xanthos (Kısantos=Kınık) 'taki Kral sarayına varmış. Kral Lobates, kendisini sevgi ile karşılamış, dokuz gün, dokuz gece konuk etmiş. Her gün bir boğa kesip ikramda bulunmuş. Onuncu gün sabah olunca, kral, damadı Proitos'tan getirdiği mektubu istemiş. Okuyunca Bellerophon'un öldürülmesi gerektiğini anlamış. Ne var ki Lobates de elini kana bulamak istememiş ve onu Lykia ülkesinde dehşet saçan Himera ejderhasını öldürmeye göndermiş.
• 
Himera ejderhası o zamanlar Himera dağının eteğinde imiş. Aslan gibi kükredikçe ağzından alevler fışkırırmış, değdiği her şeyi yakarmış. Mitolojide kanatlı bir at olarak tanınan ve adı pegasus olan atı, tanrılar yardımı ile Bellerophon yakalamış ve üstüne binmiş. Atın üstündeki Bellerofon'u gören ejderha doğuya doğru kaçmaya başlamış. Ancak önüne deniz çıkmış. Bellerofon ejderhayı denizin kıyısında yakalayarak atı ile gökyüzüne yükselmiş ve ejderhaya yukardan saldırarak, onu mızraklamış Ejderha ölmüş ama alev fışkırtan ağzı Yazır Köyü'ndeki Çıralı (Olympos)'da hala alev fışkırtmaya devam etmektedir. Çıralı denilen yerde gerçekten devamlı olarak alevler çıkan bir yer vardır. Daha sonra Bellerophon komşu ülkesi olan Solymer kavmi ile savaşmış ve kazanmış, arkasındanda hemen Amazon kavmini yenilgiye uğratmış. Likya Kralının gönderdiği seçme adamların suikastından da bir şey olmadan kurtulunca, Bellerophonu tanrıların sevdiği bir kişi olduğuna inanmışlar ve kral Lobates sonunda ona kızını ve ülkesinin yarısını hediye etmiş. Diğer bir tarihçiye görede tanrılar, Bellerophon Olympos dağına atı pegasus ile yaklaşmak istediğinden, onu attan düşürmüş, sakat ve kör etmişler. Taştan mezarının Fethiye civarında olduğu da söylenmektedir. Evet, bu mitolojide anlatılan destanlardan birisi, ama ne olura olsun, Çıralı ya uğradığınızda burayı görüp gezmeden geri dönmeyin.

İletişim

Adres

Çıralı Mahallesi, Ulupınar Köyü
Çıralı, Kemer, Türkiye 07980

Email Adresi

Bu e-posta adresi spam robotlarından korunuyor. Görebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Telefon Numarası

+90 242 825 7009 

+90 532 662 6194

 

Hızlı İletişim

 

JavaScript must be enabled in order for you to use Google Maps.
However, it seems JavaScript is either disabled or not supported by your browser.
To view Google Maps, enable JavaScript by changing your browser options, and then try again.